11 Eylül 2020 Cuma

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!



Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyler almak istedim. Ufak tefek atıştırmalık yiyeceklerin yanında marketten en sevdiğim markanın ambalajlı sütünü aldım. Süt, bizim evde çok tüketildiği için artık her alışverişlerimde sanırım hiç düşünmeden sepete ekliyorum.

Evlerine gittiğimde arkadaşım torbaları boşaltırken sütleri kendime aldığımı sanınca biraz şaşırdım. Meğer çocukları süt “sevmezmiş”. Benim düşünceme göre, çocuklar bir gıdayı, bir yiyeceği sevmediğinde bu gerçek fikir değil, bir etkilenme veya zorlanma sonucu oluyor. Yani çocuğu yemesi veya içmesi için zorlarsan o çocuk o gıdayı bir daha tüketmeyebiliyor. O yüzden çocukları serbest bırakmak, sıkmamak, o gıdayı farklı tarif ve formlarda denemelerini sağlayarak onlara sevdirmek lazım. Hele ki konu beslenme için olmazsa olmazlardan süt ise….

Arkadaşımla sohbet ettiğimizde  çekinerek ambalajlı sütleri pek kullanmak istemediğini söyledi. Nedenini sorduğumda ise besin değerinindüşük olduğunu duyduğunu ama bunu da araştırmadığını, tamamen kendi fikri olduğunu söyledi. Hızlıca bir google’layarak onunla birkaç araştırmayı paylaştım.  Çıkan sonuçlar,onu şaşırttığı kadar beni de şaşırttı. Zira bilmediğim bir sürü şey öğrendim. Bu vesileyle arkadaşıma da teşekkür ederim yeni şeyler öğrenmemi sağladığı için. 

Araştırmam sonucunda edindiğim bilgileri kısaca sizinle de paylaşmak istedim. Süt özelikle 1-4 yaş döneminde zihinsel gelişime katkı sağlıyor. Çocukluk ve ergenlik döneminde güçlü kemik ve diş oluşumunu sağlıyor.  Sonraki dönemlerde yani gebelik ve emzirme dönemlerinde bebeğin sağlıklı gelişimi için gerekli vitamin ve minerallerin vücuda alınmasına ve bebeğin kemik gelişimine yardımcı oluyor. 

Hamilelik dönemlerinde annelerin çoğunda yaşanan kemik ve diş problemlerinin oluşumunu önlüyor. Yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerinde ise yaşanması olası olan kemik problemlerinin önüne geçilmesinde etkili rol oynuyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu protein, kalsiyum, fosfor, B2 vitamini gibi birçok besin öğesini de içinde barındıran süt sağlıklı ve kaliteli yaşamın anahtarı diyebiliriz. Eğer siz de yaşamınızı daha kaliteli sürdürmek, olası sağlık problemlerinin önüne geçmek istiyorsanız her gün az 2 bardak süt ve 1 porsiyon süt ürünü tüketmenizi öneririm. Uzmanlar yetişkin ve yaşlıların da ortalama 2 bardak süt içmelerini öneriyorlar. Hal böyle olunca aslında sütün günlük beslenmemizde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.



Ambalajlı Sütler Nasıl üretiliyor?

Ambalajlı sütler, ısıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği’ne uygun ısıl işlem geçirerek ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylanan tesislerde üretiliyor. 

Isıl işlem, dünya çapında tüm sütlere uygulanan bir yöntemmiş meğer. Bu işlemin  amacı, sütün besleyiciliğinden ve içeriğindeki vitaminlerinden de herhangi bir kayba uğramadan, insanlarda ciddi hastalık riski oluşturabilecek etkenlerin tamamen uzaklaştırılmasıymış. mış.
Bu arada aranızda çiğ süt kullanan varsa diye çok ama çok önemli bir bilgi eklemek istiyorum. Çiğ olarak tüketime sunulan açıkta satılan sütler biliyorsunuz sokakta, dükkan önlerinde, mağaza kapılarında filan satılıyor. E tabii soğuk zincir de hak getire! Bu sütlerde soğuk zincir sağlanamadığından, tüketiciye ulaşana kadar geçen taşıma sürecinde toplam bakteri yükü artıyor. Bu zararlı mikroorganizmaların uzaklaştırılması amacıyla evlerde kontrolsüz bir şekilde uzun süre kaynatılıyor ve bu yüzden vitamin-mineral kayıpları ambalajlı sütlere göre daha fazla oluyor.

Özetlemek gerekirse; kendi sağlığınız ve çocuğunuzun sağlığı için her yerden süt almayın, çiğ süt almayın, denetimden geçmeyen sütü doğal sözüne kanıp eve sokmayın. Çocuklarınızı da onu sevmiyor, bunu sevmiyor diye şartlandırmayın. Sadece neyi nasıl sunacağınızı bilin ve çocuğunuza, yeni şeyler denemesi ve sevmesi için her zaman şans verin.  Çocuğunuza sütü sevdirecek bir tarifle bu yazımı sonlandırıyorum 
Şimdiden hepinize afiyet olsun.

Çilekli& muzlu Smootie Tarifi:
• 10 adet çilek,
• Yarım olgunlaşmış muz
• 1/2 bardak kutu süt, 
• 2 küp buz.
• Çocuklar için hazırlıyorsanız 1 tatlı kaşığı bal
Yukarıdaki karışımı 1 dakika blender’dan geçirin ve şahane bir yaz içeceğiniz hazır! 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Şubat 2020 Çarşamba

KADIN



Vazgeçtiklerim gelir aklıma
Düşüşlerim,
Yaralanışlarım
En çok da…
Kalkmaya cesaret edemeyişlerim.
Bilirim ki,
Açık bir yaradır artık ruhumda pişmanlık
Susmayı öğrendiğim acımdan damarlanır
Ve vazgeçişlerimden kanlanır.



Kadın

5 Eylül 2019 Perşembe

PRATİK SUFLE TARİFİ


Malum, çocuklar çikolatayı ve tatlı şeyleri pek seviyor. Benimkiler de öyle... Evde abur cubur bulundurmamayı tercih ettiğim için de sık sık tatlı, pasta, kurabiye ve kek tariflerini incelerken buluyorum kendimi. Küçük oğlumun bir sufle merakı var ki… Dominos sufle en sevdiklerinden…

Peki, ben neden evde yapmıyorum ki diye düşündüm ve işe koyuldum. Güvendiğim birkaç yemek tarifi sitesi var. Hemen onlara müracaat ettim. Yeri gelmişken söyleyeyim, nefis yemek tarifleri en çok ziyaret ettiğim sitelerden biri… Orada birkaç sufle tarifi buldum. Hangisini yapacağıma karar verirken iç sesimi dinlediğimi itiraf ediyorum. Genelde beni haklı çıkarıyor. Aslında mutfakta deneyim sahibiyseniz tarife bakınca anlıyorsunuz memnun kalıp kalmayacağınızı. Nitekim yine öyle oldu. Evdeki herkes memnun kaldı. Bu arada, tencerede sufle tarifi bu… Yani pişirme işlemi tencerede yapılıyor.
Birkaç güne kadar okullar açılıyor. Çocuklar okuldan geldikten sonra, bol çikolatalı bir sufle en tatlı sürprizlerden biri olmaz mı? İşte o sufle tarifi :

tencerede sufle tarifi
Sufle Tarifi
Malzemeler
1 yumurta
1 çay bardağı şeker
1 çay bardağı sıvı yağ
1 çay bardağı süt
2 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
8 yemek kaşığı un
70 gr. Bitter çikolata

Yapılışı
1.Yumurta ve şekeri mikserle iyice çırpalım.
2. Sütü ve sıvı yağı ekledikten sonra çırpmaya devam ederek, kontrollü bir şekilde unu da ilave edelim. Kek hamuru kıvamı elde etmemiz gerekiyor.
3. Kakao, vanilya ve kabartma tozunu da ekledikten sonra sufle hamurumuz hazır.
4. Hamuru, sufle kaplarına ya da porselen fincanlara yarısına kadar paylaştıralım. Ben porselen fincan kullandım. Bu tariften 5 fincan sufle çıkıyor.
5. Sufle hamuru dolu her fincanın ortasına 2 parça bitter çikolatayı gömerek yerleştirelim.
6. Tencerede kaynayan suya fincanları dikkatlice yerleştirelim ve kapağını kapatalım. Tencere arada tıkırdadığı için bu aşamada dikkatli olmak gerekiyor. Tencere kısıkta olmalı tabi ki…
7. Yaklaşık 15- 20 dk. sonra suflemiz hazır. Ben tercih etmedim ama dilerseniz pudra şekeri ile süsleyebilirsiniz.

Not: Suflenin sıcak servis edilmesi gerektiği için, yiyeceğiniz zaman pişirebilirsiniz.


Afiyet olsun.


31 Temmuz 2019 Çarşamba

JANE EYRE

Jane Eyre

Carlotte Bronte’nin ölümsüz eseri Jane Eyre’in yeri ben de bir başkadır. Üniversite yıllarımda ikinci kez okuduğum bu kitabı finallerime çalışmak yerine sabaha kadar elimden düşürmediğimi ve bitirdiğimi hatırlıyorum. Öyle sürükleyici ve etkileyiciydi ki sabahlamıştım. Arkadaşlarımın, gözlerini açtıklarında beni hala kitap okurken bulmalarının şaşkınlığı hala çok canlı bir anıdır.
Jane Eyre, neden o kadar etkilemişti beni, ne bulmuştum romanda? O zamanlar ne düşündüm bilmiyorum ama şimdi değerlendirdiğimde gençlik yıllarımın ruh hali diyebiliyorum rahatlıkla. Kendime dair izler bulmam, o genç kızı kendimle özdeşleştirmiş olmam ve romandaki tutkulu aşk… O yaştaki ben için fazlasıyla çekiciydi. Ama sadece kendimle ilişkilendirmem ve ruh halimle sınırlamam büyük haksızlık olur Jane Eyre’e ve Charlotte Bronte’ye. Ki, yazarın hayatından izler taşıyan bu roman, Viktorya döneminde kadının toplumdaki yerini de bize açık yüreklilikle gösterir. Kadının bir yazar olarak kabul görmesi o kadar zordur ki, Charlotte Bronte erkek takma adıyla romanını yayımlar. Currer Bell…
Kitabın, romantik edebiyatın örneklerinden sayılmasında yazarın kadın olmasının rolü büyük bana göre. Aşka o kadar naif yaklaşmak ve yerine göre tutkuyla beslemek o dönem için fazla cüretkâr bulunmuş olsa da başarısında ve klasikler arasında sayılmasında da bu özellikleri etkili diye düşünüyorum. Karakterlerin gücü ve sahiciliği, yazarın anlatım diliyle okuyucusu arasında kurduğu samimi bağ, Jane Eyre’in acılarına, büyümesine tanık olmak ve nihayet Edward Rochester ile yollarının kesişmesi ve aşkı tanıması… Edward Rochester’ın soğuk ve mesafeli tavrı, yakışıklılık kavramıyla örtüşmeyen ama çekici profili, yine Jane Eyre’in güzel olarak değerlendirilemeyecek fiziki görünüşü ama güçlü karakteri ve dik duruşu, sıradan iki insanın aşkına uyandırdığı merak romana başarı getiriyor.
Jane Eyre karakterleri kadar kurgusu ile de derin izler bırakıyor okuyucuda. Annesini ve babasını küçük yaşta kaybediyor Jane… Dayısına sığınıyor. Yengesi ve kuzenlerinden kötülük görüyor ve yalnızlığa itiliyor. Gönderildiği yatılı okulda da çok zor zamanlar geçiriyor. Ama bütün yaşadıklarından güçlenerek çıkmayı başarıyor. Olayları mantık süzgecinden geçiriyor, doğru sonuçlara varıyor. Romanın geçtiği dönemde kadına biçilmiş kısıtlı mesleklerden biri mürebbiyelik. Jane Eyre de mürebbiye olarak hayatını idame ettirmeyi seçiyor. Çalıştığı malikanenin sahibine önceleri korkuyla karışık duygular besliyor. Birçok konuda fikir beyan edebilen Jane’nin bilgi birikimi zamanla Edward Rochester’i etkiliyor. Uzun sohbetlere dönüşen konuşmaları aralarında güçlü bir bağ kuruyor. Tutkunun; birbirinden çok farklı iki kalbi, iki ruhu, el değmeden, dokunmadan adım adım kuşatmasına tanık oluyoruz.
Romanın sonunu anlatmak olmaz. Zaten burada anlatılanlarla da Jane Eyre anlaşılmaz. Mutlaka kendinize dair izler bulacağınız bu romanı okumanızı şiddetle tavsiye etmeyi görev sayıyorum. Keyifli okumalar…

29 Nisan 2019 Pazartesi

Köpüklü Yalnızlık

şiir
Köpüklü Yalnızlık


Çığlığı boğulmuş bir acı bu.
Yutkunsan öleceksin.
Konuşsan öleceksin.
Ağlasan...
Ağlama sakın!
Bilmesin.

Nasılsa köpüklü bir yalnızlık her sonra...
Hep sonra...
Mutlaka.




21 Mart 2019 Perşembe

Gölge




şiir
Gölge
Ben bir gölgeyim.
Öğlen vakti,
Tepemde güneşin öfkesi…
Kısacık boyum.

Siyahım.
Denizim yok.
Gökyüzü çaldı mavilerimi.
Uçurtma ipinden
Yağlı urganım.

Karanlık çökünce…
Sürgün yerinden kanar bozkırım.
Yeniden…
Yeniden,
Başıbozuk bir orman yangını olur kavgam.
Kan kırmızı aymazlık…
Tüm bildiğim,
Eksik kaldığım.

Ben bir gölgeyim.
Her akşam,
Dilsiz bir ninni öper gözlerimden.
Ölürüm.
Yeniden…

Ben bir gölgeyim.
Siz bilmeyin.

7 Mart 2019 Perşembe

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!

Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyl...