26 Mart 2018 Pazartesi

İNSAN OLMANIN MAZERETLERİ


insan olmak
insan olmanın mazeretleri
Özlem duyarız hepimiz zaman zaman bir şeylere. 
O bir şeyler… 
Bazen tutkuyla, bazen korkuyla hayalini kurduğumuz kendi fotoğrafımızdır mesela, aklımızın salıncağında asılı. Sallar durur bir el. İnmek istemeyiz ya da inmek isteriz, durduramayız. Kendimizden memnun olmama hali yani…

Bazen uzaklardır hayalini kurduğumuz. Yeşil bir ülke… Dost bir şehir… Türkülerdeki köy…

Diğer seçeneğin, merak ettiğimiz sonucudur uykularımızı kaçıran belki… Nasıl olurdu? sorusunun delici baskısı… Hep merak etmeye mahkum zihnimizin dalga geçen neşesi… Hiç bilemeyecek olmanın çaresizliği…

Hep bir şeyler vardır… Mutlaka vardır. Memnuniyet insanın sırtında eğreti durur. Çıkarmaya ramak var durumu, bilirsiniz. Kışın denizi, yazın karı özlemek gibi… 

Aklımızdaki salıncak, o yeşil ülke ya da diğer seçenek… Aslında hepsi, insan olmanın mazeretleri…


1 Mart 2018 Perşembe

GÖZLERİ BAL RENGİ


gözler
Gözleri bal rengi
Gözleri bal rengi. Uzak iklimlerin kokusu dolaşır saçlarında. Rengarenktir gülüşü.

Ağaç dallarında sabahlayan bir kuş cıvıltısıydım, ona rastladığımda. Yolunu kaybetmiş bir masala sığınmıştım. Ekmek kırıntılarını yiyen bendim. İzleri silen… Günahkar değildim ama.

‘’Kimse seni benim kadar bilemez ’’dedi, ilk karşılaşmamızda. Mutlak bir doğrunun ispatına ne hacet! Söze, sese ne hacet! Tek cümle üzerine kurulabilirdi bir hayat.

Gözleri bal rengiydi o zaman da. Düşmekten korkmadım. Ölmekten ya da… Bir ''an''dı yaşamak nasıl olsa.

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!

Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyl...