gezi notları

[gezi notları][bsummary]

Günlük

[Günlük][bsummary]

Şiir

[şiir][twocolumns]

Popüler Yayınlar

HUZURSUZLUK

 

Zülfü Livaneli


Huzursuzluk… Zülfü Livaneli’nin beni derinden etkileyen bu kitabında bir cümle var ki… Kitabı okuyanların çoğunu da etkilemiştir diye tahmin ediyorum.


 “Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın artık anne!” diyor kitabın kahramanlarından Hüseyin. Koruyamıyor da zaten annesi Hüseyin’i. Nasıl koruyabilir ki! Kara sevdasının peşinde, binlerce yıllık kadim öğretilere; milletlere, kültürlere, köklere göre değişen kabul görmüş doğrulara, geleneklerine, göreneklerine ve IŞİD gibi bir örgütlenmeye karşı koyuyor Hüseyin. Neredeyse tüm dünya bu aşkın karşısında.


Çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü araştırmak üzere doğduğu topraklara, Mardin’e giden gazeteci İbrahim’in, Mezopotamya’nın mistik atmosferine kendini kaptırması, unuttuğu geçmişine karşı mahcupluğu, büyük şehrin kendinden kopardığı değerlerin yerine doldurduğu sahtelik, yozluk, sığlıkla yüzleşmesi, kitabın genel atmosferine yansıyanlar.


Asıl hikâye ise, Hüseyin’in, Meleknaz uğruna ölümü göze alışının gerisinde anlatılanlar…


Zülfü Livaneli, gazeteci İbrahim’in dilinden, her zamanki gibi insanı önceleyerek; dinlerin, inançların ayrıştırıcı değil birleştirici olduğu bir dünya hayaline tutunarak, Ezidi halkının yaşadığı zulmü anlatıyor Huzursuzluk’ ta.


Bazen “acının ötesi”ne geçmişliğin uyuşukluğu, hissizliği, duygusuzluğu, aslında hepsinden çok artık umut etmekten vaz geçmişliğin donukluğu ile Zilan’ ın dilinden anlatıyor yazar, bu zulmü. Bazen de Meleknaz’ın, “Merhamet zulmün merhemi olamaz.” inancına tutunuşundaki asalete hayran kalan gazeteci İbrahim’in gözlerinden...


Yaşadığı tüm acılara, tüm kayıplara rağmen sadece hayata değil merhamete karşı da dimdik duran Meleknaz’ın peşinde Hüseyinleşmeye gönüllü İbrahim’in içinde kopan fırtınalarda savruluşu oldukça etkileyici bir gerçeklikle veriliyor kitapta.


İbrahim, bir yandan arkadaşı Hüseyin’in ölümünü araştırırken, bir yandan da uğruna canından olduğu kayıp Meleknaz’ın peşine düşüyor. Mülteci kampına gidip arkadaşı Zilan’dan dinliyor Meleknaz’ı. Güneş tapınağına gidip kenarına Ezidi’lerin kutsal saydıkları Melek Tavus işli mendilini buluyor onun. İbrahim, Meleknaz’ın izinde, aşk ve merhamet duyguları arasında sıkışıp kalıyor. Meleknaz’a duyduğu aşk mı, merhamet mi?


Meleknaz, Zilan, Nergis… İnsanlığın kırık dalı ya da ehl-i kelam diye tabir edilen Ezidilerin kadim tarihinin üç masum kurbanı… “Şeytana tapan” olarak damgalanan, bu damga ile katledilmeleri; kadınlarının, kızlarının lekelenmeleri meşrulaştırılan, türlü işkencelere maruz kalan bir halka mensup onlar. Köyleri basılıyor. Erkekleri öldürülüyor. Kadınları lekeleniyor ve köle olarak satılıyor.


Meleknaz, Zilan ve Zilan’ın kardeşi Nergis… Üçü de insan onurunu ayaklar altına alan kölelikle aşağılanıyor. Bu aşağılanma, Meleknaz’a kör bir kız çocuğu veriyor. Daha çocuk olan Nergis’i ise intihara sürüklüyor. Zilan, kardeşi Nergis’in cesedini kutsal Şengal dağında bırakmak zorunda kalıyor. Gömecek toprak bulamadığından, üzerini taşlarla kapatarak, kurda kuşa yem olacağını bilmenin acısıyla…


Ezidi bir kadınla evlenmek isteyen Hüseyin, bu sebepten, kendi vatanında dinine ihanet etti diye vurulup kurtulsa da; kurtuluş olarak gördüğü özgürlükler ülkesi Amerika’da sırf Müslüman kimliğinden dolayı ırkçı bir grup tarafından öldürülüyor. Yani, kendi vatanında dinsiz ilan edilerek vuruluyor, dünyanın diğer ucunda Müslüman diye öldürülüyor! Ne trajedi!

 

Huzursuzluk’ da bir de “harese” hikayesi var ki…  Unutulmaz!


Harese çölde yetişen bir bitki… Daha doğrusu bir diken. Develer bu dikeni çok seviyor. Gördükleri yerde yemeden duramıyorlar. Ama bu diken develerin ağzını kanatıyor. Kanın tuzu, dikenle karıştığında develerin daha çok hoşuna gidiyor. Deve bu dikenden yedikçe kanıyor, kanadıkça yiyor. Müdahale edilmezse, bu durum devenin kan kaybından ölümüne neden oluyor.


Harese için yazar diyor ki; “Ortadoğu’nun adeti budur. Tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.” Bu sözün üzerine başka bir söz söylemek de bana düşmez.

2 yorum:

  1. güzel kitaplardan biri, etkileyici ,hem konu hem anlatım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kitap gerçekten etkileyici. Anlatım yorumu için teşekkürler 😊

      Sil

Yorumlarınız benim için çok değerli.Teşekkürler...