deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2019 Perşembe

11 Şubat 2019 Pazartesi

kaos


...Ve kahkaha denizinde koca bir ağız
Uzak bir iklimi sayıklıyor.
Bulutu nem yüklü bir coğrafya…
Yeni bir ‘’keşkeye’’ gebe gece.

Vurulup düşüyorum,
Alnımın çizgisinden.
Kırık aynalar gibi…
Yüzlerce parçanın kesici ayrılığı
Ve kendi içimde yüzlerce kendim gibi…

Kimseye kızmıyorum.
Bana düşen kadar ‘’yaşamak’’ bu!

Deniz aşırı bir ülke düşlüyorum şimdi.
Caddelerinde şenlik…
Zamanın içinden geçiyorum sonra.
‘’An’’a düşüyor umudun gölgesi.


4 Eylül 2018 Salı

Sözler-10

Adamın elleri mavi,
Kadının saçları yosun.
Ve tuz kokusu...
Martı çığlığı...
Aklanır böylece aşk.


aşk
Aforizmalar-10

1 Kasım 2017 Çarşamba

Kendi Kendime...

Kendi kendime
Kendi Kendime
İçinden geçtiğim dünyaya bakın! Nasıl da umursamaz ve kibirli…
Benim için üzülmesini beklemiyorum elbette. Yas tutacak bir avuç sevenim vardır kanımca.
Hem, maviden kızıla döneli çok oldu göğümün. Utanacak, üzülecek değilim. Kelimelerimi satmadın hiç, böylece bilinsin yeter. İçimden geçtikleri gibi döküldüler diyemem dilimden ama hiç riyakâr olmadılar.
Sonra; hiç kimseye küsmedim, en çok karamsar ve umutsuz olduğum akşam üzerileri. Gizli gizli ağlamış olabilirim, kime ne? En çok benim kendime yabancı.
Doğrudur; denizsiz bir şehirde martı sesi beklediğim. Kapımı döven yumrukları dalga zannettiğim…
Arkamdan söylenenleri de duydum. Kin tutmadım ama. Epey kırıldım, evet. Hiç kırmayı düşünmedim.
Bana bırakılan emanetleri gözüm gibi korudum. Annemin uzak gözlüğünü mesela, hırkasını, eteğini… Bir de bebekliğimden beri sakladığı tulumu. Ama en çok beni sevişini korudum ceviz ağacından çeyiz sandığında.
Kendime en uzak olduğum zamanlarda bile sığınmadım bana. Ben, beni aldatmaya meyilliydim. İnsanoğlunun nankörlüğünü en çok kendimden bildim.
Bir gün, toprağa düşen sarı bir yaprak olacağım kendi sonbaharımda. En çok vazgeçtiklerim ve denemediklerim için üzüleceğim, biliyorum. 

Eteklerimde, topladığım bir sürü yalan… Aklamaya gideceğim.

9 Haziran 2017 Cuma

OĞLUMUN ADI DENİZ


Deniz
Büyükçekmece sahildeyiz. Burası benim için özel. Hayatımın en önemli anlarını, dönüm noktalarını yaşadığım yer.
O gün açtı kollarını yana Deniz, tadını çıkardı bir güzel çocuk olmanın.
Denizde Deniz… Mavi ve özgür…  Neşesini, kağıt gemilerde yüzdürmek zorunda değil henüz. Ruhunun kanatları kırık değil. Hayal kurmak; bildiği, tanıdığı, korkmadığı bir şey…  Tek korktuğu, kendi henüz bilmese de, büyümek…
Denizde oğlum Deniz… Sarmaş dolaş, iki mavi can. Kırılgan biri ve küçük, duyarlı olmasının bedelini ödetmek için tetikte hayat. Diğer mavi can ana… Sarıp sarmalamakta bütün yaraları ve hassas bütün ruhları.

Oğlum Deniz ve deniz…  Kum, yosun ve tuz… Bir de iki mavi arasında özgürlük… Pek güzelsiniz.

14 Şubat 2017 Salı

AŞK, SU YEŞİLİ




Aksi düştü yüzünün, boğulduğum denize. Koynunda sen ve ben, denizin…
Gözlerin su yeşili… Derin…
Ve gözlerin ıssız, kuytu… Pusuda bir avcı gibi… 
Usul usul… Dokunmadan öldür beni.

26 Ağustos 2016 Cuma

BİR YANIM DENİZ BİR YANIM EGE


Bir yanım Deniz, bir yanım Ege
Bu sabah küçük oğlum her zamanki gibi erken uyandı ve gelip yanıma kıvrılıverdi. Kolunun birini boynuma doladı. Sokulabildiği kadar sokularak, ayaklarını karnıma dayadı. Sarabildiğim kadar sardım ben de, fazla sıkmamaya çalışarak. Saçlarını, alnını öptüm usulca. Daha uyuyacaktı.
Yine aynı hisse kapıldım. Ne kadar sarsam, ne kadar sarılsam, koklasam sanki yetmiyordu. Öylece kalmayı istiyordum. Saatlerce, günlerce, yıllarca hatta…  Bu anı unutturmayacak ne kadar zamana ihtiyacım varsa… Biliyorum, çok anı silinecek zamanla hafızamdan. O koku, o tenin sıcaklığı silinmeyecek ama.
İki oğlum var. Deniz ve Ege… Yüreğimin en korunaklı, en savunmasız, en hüzünlü, en coşkulu, en korkak ve en cesur yanında saklılar.
Büyüsünler istiyorum, yorgunum peşlerinde koşturmaktan ama büyümesinler de istiyorum…  Şimdiki gibi sarılmayacaklar o zaman, biliyorum. Şimdiki gibi uzun bakmayacaklar gözlerime. Hayatlarının merkezinde olamayacağım o zaman.
 Anne olunca anladım ki, sevmek çoğu zaman acıtıyor insanı.

 Varsın acıtsın… Bir yanım Deniz, bir yanım Ege olduktan sonra…

22 Ağustos 2016 Pazartesi

PORTAKAL ÇİÇEĞİ VE DENİZ


portakal çiçeği

Çocukluğum Adana'da geçtiği için portakal çiçeklerinin yeri bir başkadır bende.Siz hiç portakal çiçeği gördünüz mü? Nasıl koktuğunu bilir misiniz? Anne ve evlat kokusundan sonra en güzel koku bana göre... Hele, Adana'nın sokaklarında, caddelerinde bu kokuyla koyun koyuna yürümek... Gerçi benim Adana'ya sevgim çocukluğum gibi geride kaldı. Annem gideli böyle..
Bu şiiri annem hayattayken yazmıştım.



Benim memleketim portakal çiçeği kokar.
Bahar da bahar bahar…
Ilık rüzgara karışır kokusu,
İçime dolar.

Senin memleketin deniz kokar;
Serin ve ferah,
Hırçın ve asi,
Kimi durgun, kimi öfkeli.

İçine dolsun,
Portakal çiçeğine karışmış deniz kokusu.
Her dem bahar bahar,
Her dem serin ve ferah.

Kadın portakal çiçekleri topladı.
Adam bir avuç deniz…
Kadın o bir avuç denize bıraktı,
Topladığı bütün portakal çiçeklerini.
Kadın mutlu verebildiklerince,
Adam farkında değil aldıklarının.

Çocuğunuz süt sevmiyor mu? Sütü Sevdirecek harika bir tarifim var!

Dün bir arkadaşıma çaya davetliydim. Öğleden sonra olduğu için çocukları evdeydi. Ben de giderken onların sevebileceği lezzetli bir şeyl...